Doktor Dergisi ( Ağustos - Eylül 2008 )
Neoson Görüntüleme Merkezi’nden Dr. Zeynep Kırkalı ALBAYRAK’ın görüşleri şöyle:
Radyoloji açısından bakarsak, çok büyük gelişmeler oldu. Bu durum erken teşhisi kolaylaştırdı. Tedavi edici hekimliğin yanı sıra koruyucu hekimliğin önemini arttırdı. En anlamlı değişim burada bizce. Erken teşhisin yaygınlaşması tedavi yaklaşımlarını da etkilemekte. Örneğin bundan yaklaşık 10-15 sene öncesine kadar tümör çevresindeki lenf nodları olabilecek maksimum sayıda alınmaya çalışılırdı. Şimdi artık yeni geliştirilen teknikler ile nöbetçi lenf nodu bulunup çıkarılıyor. Patoloji yoksa girişim bu aşamada sonlandırılıyor. Hastanın ameliyat nedeniyle yatağa-eve bağımlılık süresi azalıyor, daha çabuk günlük ve iş hayatına geri dönebiliyor, verimliliği daha az süre için kısıtlanmış oluyor, en önemlisi yeni -daha az invaziv- yöntemler kişi vücudunda ve ruhunda daha hafif izler bırakıyor. Bunlar da sosyoekonomik ve sosyopsikolojik açıdan çok şey demek. Yukarıda da bahsedildiği gibi erken teşhis ile daha sınırlı cerrahi tedavi yeterli olabiliyor. Bu durum da öncelikle cerrahın yeni yöntemlere adapte olması, hatta bu yöntemleri geliştirmesi, geliştirirken de yine yeni teknolojiyi kullanmasını beraberinde getiriyor. Dahili branşlarda da hastaya ve tümöre spesifik medikal tedavilerin gelişmesini stimule ediyor.
Radyoloji teknolojik yeniliklere en açık branşlardan biri. Yeni cihazların geliştirilmesi ve daha da güncel olan elimizdeki bilindik cihazlarda software yenilikleri çok yaygın. Radyolog dolayısı ile devamlı kendisini geliştirmek zorunda. Yerinde sayması hem kendisine hem de hastalarına haksızlık. Meslek içi eğitim hiç bitmiyor. Özel tababette bir de bunu kliantelinizi ihmal etmeden yapmanız gerek. Özet olarak gelişen teknolojiler ile doktorların işi bir yandan tabii ki kolaylaşıyor. Diğer yandan da gelişmeleri eksiksiz izlemek, konu ile ilgili her türlü bilgiye açık olabilmeyi günlük iş rutininde başarabilmek için günün 24 saatten en azından 30 saate çıkmasını arzuluyor insan. O hale geliyorsunuz ki, gün içinde tıptan ayrı geçirdiğiniz birkaç saat bile kendi vicdanınızı rahatsız ediyor.
|